Saadet Partisi Türkiye Divanı, 81 ilden gelen on binlerce teşkilat mensubunun katılımıyla Ankara'da toplandı. Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın olası her türlü seçime hazır olduklarını duyurduğu buluşma, partinin yeni dönem yol haritasının açıklandığı kapsamlı bir istişare zeminine dönüştü.
Saadet Partisi, Ankara'da düzenlediği "Türkiye Divanı" programıyla seçim sürecine resmen girdiğini duyurdu. 81 il ve ilçe teşkilatlarından gelen partililerin katıldığı buluşmada, salon içi ve dışında toplanan yaklaşık 40 bin kişi bir araya geldi. Afyonkarahisar il ve ilçe başkanlıkları da organizasyona yirmi otobüsle katılım sağladı. Programın odak noktasında, partisinin seçim startını veren Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın açıklamaları yer aldı.
Partililere "Bugünden itibaren seçim çalışmalarımız başlamıştır" sözleriyle seslenen Arıkan, ara, erken, baskın veya zamanında yapılacak tüm seçimlere teşkilat olarak hazır olduklarını ifade etti. Siyasetteki güven ve ahlak krizine işaret eden Arıkan, mevcut iktidarı eleştirerek geçmişte dile getirilen "metal yorgunluğu" kavramına atıf yaptı ve "Şimdi o metal daha da paslandı, daha da çürüdü. Türkiye, yorgun bir iktidarın gölgesinde bekletilemez" dedi.
Arıkan'ın konuşmasında iktidara geldiklerinde atacakları somut adımlar da yer buldu. Kurumların şeffaflıkla yönetileceğini savunan Arıkan, ilk iş olarak bir Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı kuracaklarını ve geçmişte yapılan tüm kamu ihalelerini denetleyeceklerini belirtti. Ekonomik programları hakkında da bilgi veren Arıkan, 81 ili üretim merkezine dönüştürmeyi hedefleyen 41 master proje hazırladıklarını; bu projelerle 528 milyar dolarlık ekonomik katkı ve 2,5 milyon kişilik istihdam yaratmayı planladıklarını açıkladı.
Divan toplantısında, iç ve dış politikaya dair toplumsal olaylara da değinildi. Kahramanmaraş'ta öğrencilerini korumak isterken hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ve öğrencilerini anan Arıkan, küresel ölçekte ise İsrail'in Gazze'deki eylemlerini sert bir dille kınadı. Çok kutuplu yeni dünya düzeninde Türkiye'nin vicdan ve adalet merkezi olması gerektiğini savunan Arıkan, Amerika ve İsrail politikalarıyla hizalanan siyasi yapıları eleştirdi. Toplantı, teşkilat mensuplarının karşılıklı sloganları ve sahaya inme çağrılarıyla sona erdi.

