İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıklarının koordinasyonunda düzenlenen, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş'ın da yer aldığı güvenlik zirvesinde okullara yönelik alınacak yeni tedbirler masaya yatırıldı. Açıklanan ortak deklarasyonda "Erken Uyarı Sistemi"nin kurulması ve ruhsatsız silahlarla dijital zorbalığa karşı çok katmanlı bir mücadele başlatılması kararlaştırıldı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'da peş peşe yaşanan elim okul saldırılarının ardından, eğitim kurumlarındaki güvenlik önlemlerini yeniden şekillendirmek amacıyla devletin üst kademeleri harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in koordinasyonunda düzenlenen, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürleri, İl Jandarma Komutanları ve İl Milli Eğitim Müdürlerinin yer aldığı dev bir güvenlik zirvesi gerçekleştirildi. Video Konferans Sistemi (VKS) aracılığıyla yapılan toplantının ardından yayımlanan ortak deklarasyonda, "Acil Eylem Planı" çerçevesinde okullarda uygulanacak çok katmanlı güvenlik tedbirleri kamuoyuna duyuruldu.
Kritik zirvede alınan kararlar doğrultusunda, okulların fiziki güvenliği baştan aşağı yeniden dizayn edilecek. Eğitim kurumlarındaki giriş-çıkış düzenleri, ziyaretçi uygulamaları, güvenlik kamerası sistemleri ve okul servisi güzergâhları yeniden gözden geçirilerek denetimler artırılacak. Okul çevrelerindeki emniyet faaliyetleri sıkılaştırılarak, öğrencilerin ruhsatsız silahlara ve tehlikeli maddelere erişimi kesinlikle engellenecek. Ayrıca, aileler, okul yönetimleri, öğretmenler ve kolluk kuvvetlerinin entegre çalışacağı bir "Erken Uyarı ve Müdahale Mekanizması" kurularak, çocukların davranışlarındaki riskli eğilimlerin önceden tespit edilmesi hedefleniyor.
Toplantıda fiziksel önlemlerin yanı sıra, gençleri şiddete iten psikososyal ve kültürel etkenler de detaylıca değerlendirildi. Özellikle suçu ve suçluyu özendiren, mafya yaşantısını yücelten dizi, film ve dijital oyunların çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. Bu doğrultuda, sanal zorbalığa ve şiddet içerikli yayınlara karşı topyekûn bir mücadele başlatılacağı vurgulandı. Okulların olası kriz anlarına müdahale kapasitesinin artırılacağı ve öğrencilere yönelik psikososyal destek süreçlerinin güçlendirileceği ifade edildi.
Zirvenin ardından yayımlanan metinde, yaşanan olaylar üzerinden kamuoyunda korku ve panik yaratmayı hedefleyen dezenformasyon faaliyetlerine karşı da kesin bir uyarı yapıldı. Teyitsiz bilgi yayan, suçu öven bir dil kullanan ve toplumun ortak vicdanını zedelemeye çalışan kişilere karşı hukuki sürecin tavizsiz bir şekilde işletileceği belirtildi. Kurumlar arası hiçbir ihmal alanının bırakılmayacağı vurgulanarak, en büyük hedefin anne ve babaların çocuklarını okula gönderirken hiçbir güvenlik endişesi taşımaması olduğunun altı çizildi.

