8 Mayıs 2026 Cuma
Haber

Böcek Ailesinin Zehirlendiği Otel Davasında İlk Duruşma: Kapıyı Kilitleyen Resepsiyonist Serbest Bırakıldı

İstanbul'da konakladıkları otelde zehirlenerek yaşamını yitiren Afyonkarahisarlı 4 kişilik Böcek ailesi davasının ilk duruşmasında mahkeme, ailenin bulunduğu alanı kilitleyerek ölümlerde ihmali olduğu öne sürülen yabancı uyruklu resepsiyonisti tahliye etti.

Paylaş:
Böcek Ailesinin Zehirlendiği Otel Davasında İlk Duruşma: Kapıyı Kilitleyen Resepsiyonist Serbest Bırakıldı

İstanbul'da konakladıkları otelde zehirlenerek yaşamını yitiren Afyonkarahisarlı 4 kişilik Böcek ailesi davasının ilk duruşmasında mahkeme, ailenin bulunduğu alanı kilitleyerek ölümlerde ihmali olduğu öne sürülen yabancı uyruklu resepsiyonisti tahliye etti.

Almanya'dan tatil amacıyla Türkiye'ye gelen ve İstanbul'da kaldıkları otelde zehirlenerek hayatını kaybeden Afyonkarahisarlı Böcek ailesinin ölümüne ilişkin dava, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde başladı. Baba Servet Böcek, anne Çiğdem Böcek ve çocukları Kadir Muhammet ile Masal'ın trajik ölümüyle ilgili "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçlamasıyla açılan davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı.

Davanın ilk duruşmasında alınan ara kararlar ve sanıkların yaptığı savunmalar dikkat çekti. Olay gecesi Böcek ailesinin bulunduğu alanı kilitleyerek dışarı çıktığı iddia edilen yabancı uyruklu resepsiyonist Muhammed Moeen Ud Dın Chıstı hakkında mahkeme heyeti tahliye kararı verdi. Aralarında otel sahibi Hakan Oğlak'ın da bulunduğu diğer sanıkların tutukluluk hallerinin ise devamına hükmedildi.

Otel Sahibinden 'Google Yorumları' Savunması

Duruşmaya damga vuran detaylardan biri, tutuklu yargılanan otel sahibi Hakan Oğlak'ın mahkemedeki savunması oldu. Faciaya neden olan zehirli ilaçlama işlemini yapan şirketi nasıl seçtiklerine dair konuşan Oğlak, referans olarak internetteki müşteri yorumlarını gösterdi. Sanık Oğlak savunmasında, "İlaçlama için bu şirketi seçmemizin sebebi sertifikalarının, Google yorumlarının ve referanslarının bilinir olmasıydı. Bu şirketin sertifikasının olup olmadığını nereden sorgulayabilirim? Bu sorgulamayı yapmadığım için suçlanmam şart mı?" ifadelerini kullanarak hakkındaki iddialara karşı kendini savundu.

Acılı Dede: "Gözümüzün İçine Bakarak Yalan Söylüyorlar"

Olayda oğlunu, gelinini ve iki masum torununu kaybeden dede Yılmaz Böcek, duruşma sonrasında sanıkların mahkemedeki rahat tavırlarına ve verilen tahliye kararına isyan etti. Gözyaşları içinde adaletin yerini bulmasını isteyen Yılmaz Böcek, "Sadece kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Gözümüzün içine bakarak yalan söylüyorlar. Böyle bir zehri insanların yaşadığı yerde nasıl kullanabiliyorsunuz? Benim oğlum, gelinim ve torunlarım geri gelmeyecek ama en azından bunu yapanlar ceza alırsa vicdanımız biraz rahat eder" şeklinde konuştu.

Hukuki Süreçte 'Olası Kast' Beklentisi

Ailenin avukatı Yaşar Balcı, dava dosyasındaki ihmaller zincirinin çok net olduğunu vurgulayarak, mahkemeden eylemleri "olası kast" çerçevesinde değerlendirmesini beklediklerini belirtti. İlaçlama firmalarının mutlaka Sağlık Bakanlığı'nın yetkili listelerinden kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatan Balcı, yetkisiz uygulamaların ölümcül sonuçlar doğurduğunun bu dosyayla bir kez daha anlaşıldığını kaydetti.

Avukat Balcı ayrıca, tıbbi müdahale aşamasında adı geçen bir üniversite hastanesiyle ilgili soruşturma izni verilmemesine de değinerek, ihmali bulunan tüm kurumlar için idari yargı sürecini başlatacaklarını ve davanın peşini bırakmayacaklarını ifade etti.

Mahkeme heyeti, ilk duruşmanın ardından dosyanın esas hakkındaki mütalaa için savcılığa gönderilmesine karar vererek davayı 26 Haziran tarihine erteledi.