Afyon Kocatepe Üniversitesi öğrencileri, düzenlenen özel bir panelde Kolombiya ve Kamboçya'nın az bilinen kültürel zenginliklerini uluslararası öğrencilerin ağzından dinledi.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ), uluslararası öğrencilerin kendi ülkelerini tanıttığı kültürel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. AKÜ İngilizce Öğretmenliği Kulübü ve Erasmus Topluluğu'nun ortaklaşa düzenlediği “Kültürleri Bir Araya Getirmek: Kamboçya ve Kolombiya’ya Bir Seyahat” başlıklı panelde, her iki ülkenin tarihi, doğası ve gelenekleri anlatıldı.
Abdullah Kaptan Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinliğe, Türkiye'de yükseköğrenim gören Kolombiyalı ve Kamboçyalı öğrenciler konuşmacı olarak katıldı. Öğrenciler, ülkelerinin kültürel dokusunu ve yerel yaşantılarını katılımcılarla paylaştı.
Kolombiya'nın Biyolojik Çeşitliliği ve Kültürel Farklılıklar
Panelde söz alan Kolombiyalı öğrenci Diana Sofia, ülkesinin yalnızca kahve ve dünyaca ünlü şarkıcı Shakira ile sınırlandırılamayacağını ifade etti. Kolombiya'nın kuş türü sayısında dünyada ilk sırada, çiçek ihracatında ise ikinci sırada yer aldığını vurgulayan Sofia, ülkenin coğrafi yapısından kaynaklanan "termal katmanlar" sistemi sayesinde hem tropikal hem de serin iklimleri aynı anda barındırdığını belirtti.
Türkiye'deki yaşantısına da değinen Sofia, Türk insanının sıcakkanlılığının ve misafirperverliğinin uyum sürecini hızlandırdığını, ailesini beklediğinden daha az özlediğini dile getirdi. İki ülke arasındaki yeme-içme kültürlerindeki farklılıklara dikkat çeken Kolombiyalı öğrenci, kendi ülkelerinde tatlı olarak tüketilen yoğurdun Türkiye'de tuzlu bir içecek (ayran) olarak sunulmasına hala tam alışamadığını anlattı.
Kamboçya: Tapınaklar, Gelenekler ve Günlük Yaşam
Etkinliğin Asya kıtasını temsil eden bölümünde ise Kamboçyalı öğrenciler Khem Nvaeng ve Phaly Manh sahne aldı. Phaly Manh, ülkesinin dünyaca ünlü sembolü Angkor Wat Tapınağı'nın yanı sıra derin bir maneviyata sahip olduğunu ve anayasaya göre devlet dininin Budizm olup halkın büyük çoğunluğunun Theravada Budizmi'ne inandığını aktardı. Manh, Kamboçyalı keşişlerin ticarete girmediklerini, 15 günde bir saçlarını kazıttıklarını ve halkın bağışladığı yiyeceklerle yaşamlarını sürdürdüklerini ifade etti.
Kırsal kesimlerdeki mimari yapıya da değinen Manh, Kamboçyalıların kırsalda doğayla iç içe, ahşap sütunlar üzerine inşa edilmiş geleneksel evlerde yaşamaya devam ettiklerini belirtti. Ülke mutfağının temelinde pirincin bulunduğunu söyleyen Manh, kahvaltı menülerinde Nom Banh Chok ve Amok gibi yerel lezzetlerin vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Eğitim Sistemi ve Komşuluk İlişkileri
Kamboçya'nın sosyo-demografik yapısı ve eğitim sistemi hakkında bilgiler veren Khem Nvaeng ise, lise mezunlarının üniversiteye geçişte ulusal bir sınava girdiklerini paylaştı. Yaklaşık 17 milyonluk nüfusa sahip krallığın resmi dilinin Khmerce olduğunu hatırlatan Nvaeng, ülkenin Vietnam, Tayland ve Laos ile sınır komşusu olduğunu belirtti. Ayrıca tropikal iklimin etkisiyle ülkede yıl boyunca yalnızca iki mevsim yaşandığı dile getirildi.
Panel, uluslararası öğrencilerin katılımcılara temel seviyede Khmerce kelimeler öğretmesi ve verilen dostluk mesajlarıyla sona erdi.

